ROMALILAR 9:19-33 - Compare All Versions
ROMALILAR 9:19-33 TCL02 (Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001, 2008)
Şimdi bana, “Öyleyse Tanrı insanı neden hâlâ suçlu buluyor? O'nun isteğine kim karşı durabilir?” diyeceksin. Ama, ey insan, sen kimsin ki Tanrı'ya karşılık veriyorsun? “Kendisine biçim verilen, biçim verene, ‘Beni niçin böyle yaptın’ der mi?” Ya da çömlekçinin aynı kil yığınından bir kabı onurlu iş için, ötekini bayağı iş için yapmaya hakkı yok mu? Eğer Tanrı gazabını göstermek ve gücünü tanıtmak isterken, gazabına hedef olup mahvolmaya hazırlananlara büyük sabırla katlandıysa, ne diyelim? Yüceltmek üzere önceden hazırlayıp merhamet ettiklerine yüceliğinin zenginliğini göstermek için bunu yaptıysa, ne diyelim? Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz. Tanrı Hoşea Kitabı'nda şöyle diyor: “Halkım olmayana halkım, Sevgili olmayana sevgili diyeceğim.” “Kendilerine, ‘Siz halkım değilsiniz’ denilen yerde, Yaşayan Tanrı'nın çocukları diye adlandırılacaklar.” Yeşaya, İsrail için şöyle sesleniyor: “İsrailoğulları'nın sayısı Denizin kumu kadar çok olsa da, Ancak pek azı kurtulacak. Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.” Yeşaya'nın önceden dediği gibi: “Her Şeye Egemen Rab Soyumuzu sürdürecek birkaç kişiyi Sağ bırakmamış olsaydı, Sodom gibi olur, Gomora'ya benzerdik.” Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular. Aklanmak için Yasa'nın ardından giden İsrail ise Yasa'yı yerine getiremedi. Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve “sürçme taşı”nda sürçtüler. Yazılmış olduğu gibi
ROMALILAR 9:19-33 KMEYA (Turkish Bible Old Translation 1941)
İmdi bana diyeceksin: Artık niçin kabahatli tutuyor? Çünkü kim onun iradesine karşı duruyor? Hayır, fakat, ey adam, sen kim oluyorsun ki, Allaha karşı cevap veriyorsun? Acaba kendine şekil verilen şey, şekil verene: Niçin beni böyle yaptın, der mi? Yahut ayni yığından bir kabı hürmet için, ve bir başkasını hürmetsizlik için yapmağa çömlekçinin balçık üzerinde kudreti yok mudur? Allah, önceden izzet için hazırladığı merhamet kapları üzerine, yalnız Yahudilerden değil, fakat Milletlerden de çağırdıklarına, yani, bizlere, izzetinin zenginliğini bildirmek için, ve gazabını göstermek ve kudretini bildirmek istiyerek helâke hazırlanmış olan gazap kaplarına çok sabırla tahammül etti ise, ne diyelim? Nitekim Hoşea kitabında da diyor: “Kavmım olmıyana kavmım, Sevgili olmıyana sevgili, diyeceğim. Ve vaki olacak ki, onlara: Kavmım değilsiniz, denildiği yerde, Orada hay olan Allahın oğulları denileceklerdir.” Ve İşaya İsrail hakkında nida ediyor: “İsrail oğullarının sayısı denizin kumu kadar olsa da, yalnız bakiyesi kurtulacaktır; çünkü Rab yer üzerinde işini bitirerek ve kısaltarak icra edecektir.” Ve nitekim İşaya evelden söylemiştir: “Eğer orduların Rabbi bize bir zürriyet bırakmamış olsaydı, Sodom gibi olmuş, ve Gomorraya benzemiş olurduk.” İmdi ne diyelim? Salâh ardınca gitmiyen Milletler salâha, imandan olan salâha, nail oldular; fakat salâh kanunu ardınca giden İsrail o kanuna erişmedi. Niçin? Çünkü imanla değil, fakat amelle olurmuş gibi aradılar. Sürçme taşında sürçtüler; nitekim yazılmıştır: “İşte, Sionda bir sürçme taşı ve bir tökez kayası koyuyorum; Ve ona iman eden utandırılmıyacaktır.”
ROMALILAR 9:19-33 KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
Şimdi bana, “Öyleyse niye Tanrı insana kusur buluyor? Tanrı'nın istemine kim karşı koyabilir ki?” diyeceksin. Ey ademoğlu! Sen kim oluyorsun da Tanrı'yı sorguya çekiyorsun? Kendisine biçim verilen biçim verene, “Beni neden böyle yaptın?” diyebilir mi? Üstelik, çömlekçinin kili dilediği gibi kullanmaya hakkı yok mu? Aynı topraktan, biri onurlu bir iş, biri sıradan bir iş için iki çömlek yapamaz mı? Tanrı, öfkesini göstermek, gücünü açıklamak isteyince, öfkeyi hak etmiş olanlara, mahvolmaya hazırlananlara karşı büyük sabır gösterdiyse ne diyelim? Merhamet ettiklerine ise, onları önceden yüceliğe hazırlayarak yüceliğinin zenginliğini açıkladıysa ne diyelim? Yalnız Yahudiler arasından değil, uluslar arasından da çağırdığı bizler değil miyiz? Tanrı, Hoşea Peygamber aracılığıyla şöyle diyor: “Halkım olmayana halkım, Sevgili olmayana ‘Sevgilim’ diyeceğim. Kendilerine, ‘Siz halkım değilsiniz’ Denilen yerde –tam bu yerde– yaşayan Tanrı'nın Çocukları diye adlandırılacaklar.” Yeşaya da İsrail için şöyle sesleniyor: “İsrailoğulları'nın sayısı Denizin kumu kadar çok olsa da, Ancak bir azınlık kurtulacak. Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.” Yeşaya daha önce şöyle demişti: “Her Şeye Egemen Rab Soyumuzu sürdürecek birkaç kişiyi Sağ bırakmamış olsaydı, Sodom gibi olur, Gomora'ya benzerdik.” Şimdi bu işe ne dememiz gerekir? Doğruluğu aramayan uluslar doğruluğa kavuştular. Bu doğruluğa iman yoluyla ulaştılar. Oysa Kutsal Yasa aracılığıyla doğruluğu arayan İsrail bu doğruluk yasasını yerine getirmeyi başaramadı. Acaba neden? Çünkü doğruluğu imana dayanarak değil, başardıkları işlere dayanarak elde etmek istediler. Bunun sonucunda, 'Sürçme Taşı'na takılıp sürçtüler. Kitapta yazılmış olduğu gibi: “İşte Siyon'a bir Sürçme Taşı, Bir Tökezleme Kayası koyuyorum. O'na iman eden utandırılmayacaktır.”