LUKA 24:35-41 - Compare All Versions
LUKA 24:35-41 TCL02 (Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001, 2008)
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsa'yı nasıl tanıdıklarını anlattılar. Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, “Size esenlik olsun!” dedi. Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar. İsa onlara, “Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?” dedi. “Ellerime, ayaklarıma bakın; işte benim! Dokunun da görün. Hayaletin eti kemiği olmaz, ama görüyorsunuz, benim var.” Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarını gösterdi. Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, “Sizde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu.
LUKA 24:35-41 KMEYA (Turkish Bible Old Translation 1941)
Ve bunlar yolda vaki olanları, ve ekmeği kırdığında onun kendileri tarafından nasıl tanılmış olduğunu anlattılar. Onlar bu şeyleri söylerken, İsa kendisi ortalarında durup onlara: Size selâmet! dedi. Fakat onları yılgınlık aldı, ve çok korkarak bir ruh gördüklerini sandılar. Ve onlara dedi: Neden şaşırıyorsunuz? Niçin yüreğinizde düşünceler doğuyor? Ellerime, ayaklarıma bakın; bizzat benim, kendim; bana ellerinizi sürün ve bakın; çünkü bende olduğunu gördüğünüz gibi, bir ruhta et ve kemik yoktur. Bunu söyledikten sonra, onlara ellerini, ayaklarını gösterdi. Onlar sevinçten henüz inanmıyıp şaşmakta iken, onlara dedi: Burada yiyecek bir şeyiniz var mı?
LUKA 24:35-41 KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
Onlar da yolda geçen olayları ve İsa'yı ekmek bölerken nasıl tanıdıklarını anlattılar. Onlar böyle konuşurken, İsa aralarında durdu (ve, “Üzerinize esenlik olsun!” dedi). Ama onlar korkuyla sarsılıp ürktüler. Bir ruh gördüklerini sandılar. İsa onlara, “Neden sarsılıyorsunuz?” dedi, “Yüreğinizde neden kuşkular doğuyor? İşte ellerime, ayaklarıma bakın. Ben O'yum. Bana ellerinizle dokunun da görün. Çünkü ruhun bedeni de, kemiği de yoktur. Oysa gördüğünüz gibi, benim var.” (Bunu söyledikten sonra onlara ellerini, ayaklarını gösterdi.) Sevinçten, şaşkınlıktan bir türlü inanamıyorlardı. İsa, “Burada yiyecek bir şeyiniz var mı?” diye sordu.