YEŞU 11:1-23 - Compare All Versions

YEŞU 11:1-23 TCL02 (Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001, 2008)

Olup bitenleri duyan Hasor Kralı Yavin, Madon Kralı Yovav'a, Şimron ve Akşaf krallarına, dağlık kuzey bölgesinde, Kinneret Gölü'nün güneyindeki Arava'da, Şefela'da ve batıda Dor Kenti sırtlarındaki krallara, doğu ve batı bölgelerindeki Kenan, Amor, Hitit, Periz halklarına ve dağlık bölgedeki Yevuslular'la Hermon Dağı'nın eteğindeki Mispa bölgesinde yaşayan Hivliler'e haber gönderdi. Bu krallar bütün ordularıyla, kıyıların kumu kadar sayısız askerleriyle, çok sayıdaki at ve savaş arabalarıyla yola çıktılar. Bütün bu krallar İsrailliler'e karşı savaşmak üzere birleşerek Merom suları kıyısına gelip hep birlikte ordugah kurdular. Bu arada RAB Yeşu'ya, “Onlardan korkma” diye seslendi, “Onların hepsini yarın bu saatlerde İsrail'in önünde yere sereceğim. Atlarını sakatlayıp savaş arabalarını ateşe ver.” Böylece Yeşu bütün ordusuyla birlikte Merom suları kıyısındaki kralların üzerine beklenmedik bir anda yürüdü ve onlara saldırdı. RAB onları İsrailliler'in eline teslim etti. Onları bozguna uğratan İsrailliler, kaçanları Büyük Sayda'ya, Misrefot-Mayim'e ve doğuda Mispe Vadisi'ne kadar kovalayıp öldürdüler; kimseyi sağ bırakmadılar. Yeşu, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi. Yeşu bundan sonra geri dönüp Hasor'u ele geçirdi, Hasor Kralı'nı kılıçla öldürdü. Çünkü Hasor eskiden bütün bu krallıkların başıydı. İsrailliler kentteki bütün canlıları kılıçtan geçirip yok ettiler. Soluk alan bir tek kişiyi esirgemediler. Ardından Yeşu Hasor'u ateşe verdi. Böylece bütün bu kentlerle krallarını ele geçirdi. RAB'bin kulu Musa'nın buyruğu uyarınca hepsini kılıçtan geçirip yok etti. Ancak, İsrailliler, Yeşu'nun ateşe verdiği Hasor dışında, tepe üzerinde kurulu kentlerden hiçbirini ateşe vermediler. Bu kentlerdeki bütün mal ve hayvanları ganimet olarak aldılar, insanların tümünü ise kılıçtan geçirip öldürdüler; soluk alan bir tek kişiyi esirgemediler. RAB'bin kulu Musa RAB'den aldığı buyrukları Yeşu'ya aktarmıştı. Yeşu bunlara uydu ve RAB'bin Musa'ya buyurduklarını eksiksiz yerine getirdi. Böylece Yeşu, dağlık bölge, bütün Negev ve Goşen bölgesi, Şefela, Arava ve İsrail dağlarıyla bu dağların etekleri, Seir yönünde yükselen Halak Dağı'ndan Hermon Dağı'nın altındaki Lübnan Vadisi'nde bulunan Baal-Gat'a varıncaya dek bütün toprakları ele geçirdi. Buraların krallarını yakalayıp öldürdü. Yeşu bu krallarla uzun süre savaştı. Givon'da yaşayan Hivliler dışında, İsrailliler'le barış antlaşması yapan bir kent olmadı. İsrailliler öbür kentlerin hepsini savaşarak aldılar. Çünkü onları İsrail'e karşı savaşmaya kararlı yapan RAB'bin kendisiydi. Böylece RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, İsrailliler onlara acımadı, hepsini öldürüp yok ettiler. Yeşu bundan sonra Anaklılar'ın üzerine yürüdü. Onları dağlık bölgeden, Hevron, Devir ve Anav'dan, Yahuda ve İsrail'in bütün dağlık bölgelerinden söküp attı. Kentleriyle birlikte onları tümüyle yok etti. İsrailliler'in elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdot'ta sağ kalanlar oldu. RAB'bin Musa'ya söylediği gibi, Yeşu bütün ülkeyi ele geçirdi ve İsrail oymakları arasında mülk olarak bölüştürdü. Böylece savaş sona erdi, ülke barışa kavuştu.

YEŞU 11:1-23 KMEYA (Turkish Bible Old Translation 1941)

V E vaki oldu ki, Hatşor kıralı Yabin bunu işittiği zaman, Madon kıralı Yobaba, ve Şimron kıralına, ve Akşaf kıralına, ve şimalde, dağlıkta, ve Kinnerot cenubunda Arabada, ve Şefelada, ve garbta Dor sırtlarında olan kırallara, şarkta ve garbta olan Kenânlılara ve Amorîlere ve Hittîlere, ve Perizzîlere ve dağlıkta olan Yebusîlere, ve Hermon altındaki Mitspa diyarında olan Hivîlere haber gönderdi. Bunlar, ve kendilerile beraber bütün orduları, çoklukça deniz kıyısındaki kum gibi, büyük kavm olarak, pek çok atlar ve cenk arabaları ile çıktılar. Ve bütün bu kırallar birleştiler; ve İsraille cenketmek için gelip Merom suları yanında bir arada kondular. Ve RAB Yeşua dedi: Onlardan korkma; çünkü yarın bu vakitte onların hepsini İsrailin önünde vurulmuş olarak ele vereceğim; atlarını topal edeceksin, ve cenk arabalarını ateşte yakacaksın. Ve Yeşu, ve kendisile beraber bütün cenk kavmı, Merom suları yanında ansızın onların üzerine geldiler, ve üzerlerine düştüler. Ve RAB onları İsrailin eline verdi, ve onları vurdular, ve büyük Saydaya kadar, ve Misrefot-maime kadar, ve şarka doğru Mitspe vadisine kadar onları kovaladılar; ve onlardan artakalan kimse bırakmayıncıya kadar onları vurdular. Ve Yeşu onlara RABBİN kendisine dediği gibi yaptı; atlarını topal etti, ve cenk arabalarını ateşte yaktı. Ve o vakit Yeşu geri döndü, ve Hatsoru aldı, ve onun kıralını kılıçla vurdu; çünkü Hatsor evelce bütün bu ülkelerin başı idi. Ve onda olan bütün canları kılıçtan geçirip tamamen yok ettiler; nefes sahibi bir adam bırakılmadı; ve Hatsoru ateşe verdi. Ve bu kıralların bütün şehirlerini, ve onların bütün kırallarını Yeşu aldı, ve RABBİN kulu Musanın emrettiği gibi onları kılıçtan geçirip tamamen yok etti. Ancak Yeşuun yakmış olduğu Hatsordan başka tepecikleri üzerinde duran şehirlerden hiç birini İsrail yakmadı. Ve İsrail oğulları bu şehirlerin bütün malını, ve hayvanları kendileri için çapul ettiler; fakat hepsini helâk edinciye kadar her adamı kılıçtan geçirdiler; ve nefes sahibi bir kimse bırakmadılar. Kulu Musaya RABBİN emrettiği gibi, Musa da Yeşua öyle emretti; Yeşu da öyle yaptı; RABBİN Musaya emrettiği bütün şeylerden hiç birini eksik bırakmadı. Ve Yeşu Seire çıkan Halak dağından, Hermon dağı altında, Libnan vadisindeki Baal-gade kadar bütün bu diyarı, dağlığı, ve bütün Cenubu, ve bütün Goşen diyarını, ve Şefelayı, ve Arabayı, ve İsrail dağlığını, ve onun ovasını aldı; ve onların bütün kırallarını aldı, ve onları vurup öldürdü. Yeşu uzun zaman bütün bu kırallarla cenketti. Gibeon ahalisi Hivîlerden başka İsrail oğulları ile sulheden bir şehir yoktu; hepsini cenk ile aldılar. Çünkü RABBİN Musaya emrettiği gibi onları tamamen yok etsin, onlara lûtuf olmayıp ancak kendilerini helâk etsin diye, İsraile karşı cenge çıkmak için onların yüreğini katılaştırmak RAB tarafından oldu. Ve Yeşu o vakit geldi, ve Anakları dağlıktan, Hebrondan, Debirden, Anabdan, ve bütün Yahuda dağlığından, ve bütün İsrail dağlığından kesip attı; Yeşu onları şehirlerile beraber tamamen yok etti. İsrail oğulları diyarında Anaklar kalmadı; ancak Gazada, Gatta, ve Aşdodda kaldılar. Ve RABBİN Musaya söylediği bütün şeylere göre Yeşu bütün diyarı aldı; ve Yeşu onu İsraile miras olarak, sıptlarınca kısımlarına göre verdi. Ve memleket cenkten rahata erdi.

YEŞU 11:1-23 KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)

Olup bitenleri duyan Hasor Kralı Yavin, Madon Kralı Yovav'a, Şimron ve Akşaf krallarına, dağlık kuzey bölgesinde, Kinneret Gölü'nün güneyindeki Arava'da, Şefela'da ve batıda Dor Kenti sırtlarındaki krallara, doğu ve batı bölgelerindeki Kenan, Amor, Hitit, Periz halklarına ve dağlık bölgedeki Yevuslular'la Hermon Dağı'nın eteğindeki Mispa bölgesinde yaşayan Hivliler'e haber gönderdi. Bu krallar bütün ordularıyla, kıyıların kumu kadar sayısız askerleriyle, çok sayıdaki at ve savaş arabalarıyla yola çıktılar. Bütün bu krallar İsrailliler'e karşı savaşmak üzere birleşerek Merom suları kıyısına gelip hep birlikte ordugah kurdular. Bu arada RAB Yeşu'ya, “Onlardan korkma” diye seslendi, “Onların hepsini yarın bu saatlerde İsrail'in önünde yere sereceğim. Atlarını sakatlayıp savaş arabalarını ateşe ver.” Böylece Yeşu bütün ordusuyla birlikte Merom suları kıyısındaki kralların üzerine beklenmedik bir anda yürüdü ve onlara saldırdı. RAB onları İsrailliler'in eline teslim etti. Onları bozguna uğratan İsrailliler, kaçanları Büyük Sayda'ya, Misrefot-Mayim'e ve doğuda Mispe Vadisi'ne kadar kovalayıp öldürdüler; kimseyi sağ bırakmadılar. Yeşu, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi. Yeşu bundan sonra geri dönüp Hasor'u ele geçirdi, Hasor Kralı'nı kılıçla öldürdü. Çünkü Hasor eskiden bütün bu krallıkların başıydı. İsrailliler kentteki bütün canlıları kılıçtan geçirip yok ettiler. Soluk alan bir tek kişiyi esirgemediler. Ardından Yeşu Hasor'u ateşe verdi. Böylece bütün bu kentlerle krallarını ele geçirdi. RAB'bin kulu Musa'nın buyruğu uyarınca hepsini kılıçtan geçirip yok etti. Ancak, İsrailliler, Yeşu'nun ateşe verdiği Hasor dışında, tepe üzerinde kurulu kentlerden hiçbirini ateşe vermediler. Bu kentlerdeki bütün mal ve hayvanları ganimet olarak aldılar, insanların tümünü ise kılıçtan geçirip öldürdüler; soluk alan bir tek kişiyi esirgemediler. RAB'bin kulu Musa RAB'den aldığı buyrukları Yeşu'ya aktarmıştı. Yeşu bunlara uydu ve RAB'bin Musa'ya buyurduklarını eksiksiz yerine getirdi. Böylece Yeşu, dağlık bölge, bütün Negev ve Goşen bölgesi, Şefela, Arava ve İsrail dağlarıyla bu dağların etekleri, Seir yönünde yükselen Halak Dağı'ndan Hermon Dağı'nın altındaki Lübnan Vadisi'nde bulunan Baal-Gat'a varıncaya dek bütün toprakları ele geçirdi. Buraların krallarını yakalayıp öldürdü. Yeşu bu krallarla uzun süre savaştı. Givon'da yaşayan Hivliler dışında, İsrailliler'le barış antlaşması yapan bir kent olmadı. İsrailliler öbür kentlerin hepsini savaşarak aldılar. Çünkü onları İsrail'e karşı savaşmaya kararlı yapan RAB'bin kendisiydi. Böylece RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, İsrailliler onlara acımadı, hepsini öldürüp yok ettiler. Yeşu bundan sonra Anaklılar'ın üzerine yürüdü. Onları dağlık bölgeden, Hevron, Devir ve Anav'dan, Yahuda ve İsrail'in bütün dağlık bölgelerinden söküp attı. Kentleriyle birlikte onları tümüyle yok etti. İsrailliler'in elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdot'ta sağ kalanlar oldu. RAB'bin Musa'ya söylediği gibi, Yeşu bütün ülkeyi ele geçirdi ve İsrail oymakları arasında mülk olarak bölüştürdü. Böylece savaş sona erdi, ülke barışa kavuştu.