HÂKİMLER 13:1-25 - Compare All Versions

HÂKİMLER 13:1-25 TCL02 (Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001, 2008)

İsrailliler yine RAB'bin gözünde kötü olanı yaptılar. RAB de onları kırk yıl süreyle Filistliler'in boyunduruğuna terk etti. Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoah'tı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı. RAB'bin meleği kadına görünerek, “Kısır olduğun, çocuk doğurmadığın halde gebe kalıp bir oğul doğuracaksın” dedi, “Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme. Çünkü gebe kalıp bir oğul doğuracaksın. Onun başına ustura değmeyecek. Çünkü o daha rahmindeyken Tanrı'ya adanmış olacak. İsrail'i Filistliler'in elinden kurtarmaya başlayacak olan odur.” Kadın kocasına gidip, “Yanıma bir Tanrı adamı geldi” dedi, “Tanrı'nın meleğine benzer görkemli bir görünüşü vardı. Nereden geldiğini sormadım. Bana adını da söylemedi. Ama, ‘Gebe kalıp bir oğul doğuracaksın’ dedi, ‘Bundan böyle şarap ve içki içme, murdar bir şey yeme. Çünkü çocuk ana rahmine düştüğü andan öleceği güne dek Tanrı'nın adanmışı olacak.’ ” Manoah RAB'be şöyle yakardı: “Ya Rab, gönderdiğin Tanrı adamının yine gelmesini, doğacak çocuk için ne yapmamız gerektiğini bize öğretmesini dilerim.” Tanrı Manoah'ın yakarışını duydu. Kadın tarladayken Tanrı'nın meleği yine ona göründü. Ne var ki, Manoah karısının yanında değildi. Kadın haber vermek için koşa koşa kocasına gitti. “İşte geçen gün yanıma gelen adam yine bana göründü!” dedi. Manoah kalkıp karısının ardısıra gitti. Adamın yanına varınca, “Karımla konuşan adam sen misin?” diye sordu. Adam, “Evet, benim” dedi. Manoah, “Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?” diye sordu. RAB'bin meleği, “Karın kendisine söylediğim her şeyden sakınsın” diye karşılık verdi, “Asmanın ürününden üretilen hiçbir şey yemesin, şarap ve içki içmesin. Murdar bir şey yemesin. Buyurduklarımın hepsini yerine getirsin.” Manoah, “Seni alıkoymak, onuruna bir oğlak kesmek istiyoruz” dedi. RAB'bin meleği, “Beni alıkoysan da hazırlayacağın yemeği yemem” dedi, “Yakmalık bir sunu sunacaksan, RAB'be sunmalısın.” Manoah onun RAB'bin meleği olduğunu anlamamıştı. RAB'bin meleğine, “Adın ne?” diye sordu, “Bilelim ki, söylediklerin yerine geldiğinde seni onurlandıralım.” RAB'bin meleği, “Adımı niçin soruyorsun?” dedi, “Adım tanımlanamaz.” Manoah bir oğlakla tahıl sunusunu aldı, bir kayanın üzerinde RAB'be sundu. O anda Manoah'la karısının gözü önünde şaşılacak şeyler oldu: RAB'bin meleği sunaktan yükselen alevle birlikte göğe yükseldi. Bunu gören Manoah'la karısı yüzüstü yere kapandılar. RAB'bin meleği Manoah'la karısına bir daha görünmeyince, Manoah onun RAB'bin meleği olduğunu anladı. Karısına, “Kesinlikle öleceğiz” dedi, “Çünkü Tanrı'yı gördük.” Karısı, “RAB bizi öldürmek isteseydi, yakmalık sunuyu ve tahıl sunusunu kabul etmezdi” diye karşılık verdi, “Bütün bunları bize göstermezdi. Bugün söylediklerini de işitmezdik.” Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı. RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.

HÂKİMLER 13:1-25 KMEYA (Turkish Bible Old Translation 1941)

V E yine İsrail oğulları RABBİN gözünde kötü olanı yaptılar; ve RAB onları kırk yıl Filistîlerin eline verdi. Ve Danîler sıptından Tsoralı bir adam vardı, ve onun adı Manoah idi; ve karısı kısır olup doğurmazdı. Ve RABBİN meleği kadına görünüp ona dedi: İşte şimdi, sen kısırsın, ve doğurmuyorsun; fakat gebe kalacaksın, ve bir oğul doğuracaksın. Ve şimdi rica ederim, sakın şarap ve içki içme, ve hiç murdar bir şey yeme; çünkü işte, sen gebe kalacaksın, ve bir oğul doğuracaksın; ve onun başına ustura değmiyecek; çünkü ana rahminden Allaha Nezîr olacak; ve İsraili Filistîlerin elinden kurtarmağa o başlıyacak. Ve kadın geldi, ve kocasına söyliyip dedi: Bana bir Allah adamı geldi, ve onun görünüşü Allahın meleğinin görünüşü gibi çok heybetli idi; ve nereden olduğunu kendisinden sormadım, ve bana adını da bildirmedi; fakat bana dedi: İşte, sen gebe kalacaksın, ve bir oğul doğuracaksın; ve şimdi şarap ve içki içme, ve hiç bir murdar şey yeme; çünkü çocuk ana rahminden öleceği güne kadar Allaha Nezîr olacak. Ve Manoah RABBE yalvarıp dedi: Ya RAB, niyaz ederim, gönderdiğin Allah adamı bize yine gelsin, ve doğacak çocuk için ne yapacağımızı bize öğretsin. Ve Allah Manoahın sesini işitti; ve kadın tarlada otururken Allahın meleği yine ona geldi; fakat kocası Manoah onunla beraber değildi. Ve kadın acele edip koştu, ve kocasına bildirip dedi: İşte, geçen gün yanıma gelen o adam bana göründü. Ve Manoah kalkıp karısının ardınca gitti, ve adamın yanına gelip ona dedi: Kadına söyliyen adam sen misin? Ve: Benim, dedi. Ve Manoah dedi: Şimdi sözlerin yerine gelince, çocuk hakkında hüküm ve işi ne olacak? Ve RABBİN meleği Manoaha dedi: Kadın kendisine söylediğim her şeyden sakınsın. Asmadan çıkan hiç bir şeyden yemesin, ve şarap ve içki içmesin, ve hiç murdar bir şey yemesin; ona emrettiğim her şeyi tutsun. Ve Manoah RABBİN meleğine dedi: Rica ederim, seni alıkoyalım, ve senin için bir oğlak hazırlıyalım. Ve RABBİN meleği Manoaha dedi: Beni alıkoysan bile, senin ekmeğinden yemem; ve eğer yakılan takdime arzedeceksen, onu RABBE arzetmelisin. Çünkü RABBİN meleği olduğunu Manoah bilmedi. Ve Manoah RABBİN meleğine dedi: Senin adın nedir, ta ki, sözlerin yerine gelince seni taziz edelim? Ve RABBİN meleği ona dedi: Niçin adımı soruyorsun? çünkü o vasfa gelmez. Ve Manoah oğlağı ve ekmek takdimesini aldı, ve kaya üzerinde RABBE arzetti; ve melek şaşılacak bir şey yaptı; ve Manoah ile karısı bakıyorlardı. Çünkü mezbah üzerinden alev göke doğru çıkarken vaki oldu ki, RABBİN meleği mezbahın alevile beraber çıktı; ve Manoah ile karısı bakıyorlardı; ve yüz üstü yere kapandılar. Ve RABBİN meleği bir daha Manoah ile karısına görünmedi. RABBİN meleği olduğunu Manaoh o zaman bildi. Ve Manoah karısına dedi: Mutlaka öleceğiz, çünkü Allahı gördük. Ve karısı ona dedi: Eğer RAB bizi öldürmek isteseydi, yakılan takdimeyi ve ekmek takdimesini elimizden almazdı; ve bize bütün bu şeyleri göstermezdi, ve bize bu vakitte bu gibi şeyler işittirmezdi. Ve kadın bir oğul doğurdu, ve onun adını Şimşon koydu; ve çocuk büyüdü, ve RAB onu mubarek kıldı. Ve Tsora ile Eştaol arasında Mahane-danda RABBİN Ruhu onu ileri sürmeğe başladı.

HÂKİMLER 13:1-25 KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)

İsrailliler yine RAB'bin gözünde kötü olanı yaptılar. RAB de onları kırk yıl süreyle Filistliler'in boyunduruğuna terk etti. Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoah'tı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı. RAB'bin meleği kadına görünerek, “Kısır olduğun, çocuk doğurmadığın halde gebe kalıp bir oğul doğuracaksın” dedi, “Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme. Çünkü gebe kalıp bir oğul doğuracaksın. Onun başına ustura değmeyecek. Çünkü o daha rahmindeyken Tanrı'ya adanmış olacak. İsrail'i Filistliler'in elinden kurtarmaya başlayacak olan odur.” Kadın kocasına gidip, “Yanıma bir Tanrı adamı geldi” dedi, “Tanrı'nın meleğine benzer görkemli bir görünüşü vardı. Nereden geldiğini sormadım. Bana adını da söylemedi. Ama, ‘Gebe kalıp bir oğul doğuracaksın’ dedi, ‘Bundan böyle şarap ve içki içme, murdar bir şey yeme. Çünkü çocuk ana rahmine düştüğü andan öleceği güne dek Tanrı'nın adanmışı olacak.’ ” Manoah RAB'be şöyle yakardı: “Ya Rab, gönderdiğin Tanrı adamının yine gelmesini, doğacak çocuk için ne yapmamız gerektiğini bize öğretmesini dilerim.” Tanrı Manoah'ın yakarışını duydu. Kadın tarladayken Tanrı'nın meleği yine ona göründü. Ne var ki, Manoah karısının yanında değildi. Kadın haber vermek için koşa koşa kocasına gitti. “İşte geçen gün yanıma gelen adam yine bana göründü!” dedi. Manoah kalkıp karısının ardısıra gitti. Adamın yanına varınca, “Karımla konuşan adam sen misin?” diye sordu. Adam, “Evet, benim” dedi. Manoah, “Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?” diye sordu. RAB'bin meleği, “Karın kendisine söylediğim her şeyden sakınsın” diye karşılık verdi, “Asmanın ürününden üretilen hiçbir şey yemesin, şarap ve içki içmesin. Murdar bir şey yemesin. Buyurduklarımın hepsini yerine getirsin.” Manoah, “Seni alıkoymak, onuruna bir oğlak kesmek istiyoruz” dedi. RAB'bin meleği, “Beni alıkoysan da hazırlayacağın yemeği yemem” dedi, “Yakmalık bir sunu sunacaksan, RAB'be sunmalısın.” Manoah onun RAB'bin meleği olduğunu anlamamıştı. RAB'bin meleğine, “Adın ne?” diye sordu, “Bilelim ki, söylediklerin yerine geldiğinde seni onurlandıralım.” RAB'bin meleği, “Adımı niçin soruyorsun?” dedi, “Adım tanımlanamaz.” Manoah bir oğlakla tahıl sunusunu aldı, bir kayanın üzerinde RAB'be sundu. O anda Manoah'la karısının gözü önünde şaşılacak şeyler oldu: RAB'bin meleği sunaktan yükselen alevle birlikte göğe yükseldi. Bunu gören Manoah'la karısı yüzüstü yere kapandılar. RAB'bin meleği Manoah'la karısına bir daha görünmeyince, Manoah onun RAB'bin meleği olduğunu anladı. Karısına, “Kesinlikle öleceğiz” dedi, “Çünkü Tanrı'yı gördük.” Karısı, “RAB bizi öldürmek isteseydi, yakmalık sunuyu ve tahıl sunusunu kabul etmezdi” diye karşılık verdi, “Bütün bunları bize göstermezdi. Bugün söylediklerini de işitmezdik.” Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı. RAB'bin Ruhu Sora ile Eştaol arasında, Mahane-Dan'da bulunan Şimşon'u yönlendirmeye başladı.