2.KORİNTLİLER 8:2-15 - Compare All Versions
2.KORİNTLİLER 8:1-15 TCL02 (Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001, 2008)
Kardeşler, sizlere Tanrı'nın Makedonya'daki kiliselerine sağladığı lütuftan söz etmek istiyoruz: Büyük sıkıntılarla denendiklerinde, coşkun sevinçleri ve aşırı yoksullukları tam bir cömertliğe dönüştü. Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim. Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar. Umduğumuzdan da öte, kendilerini önce Rab'be, sonra Tanrı'nın isteğiyle bize adadılar. Bu nedenle, aranızda daha önce başladığı bu hayırlı işi tamamlaması için Titus'u isteklendirdik. İmanda, söz söylemekte, bilgide, her tür gayrette, bize beslediğiniz sevgide, her şeyde üstün olduğunuz gibi, bu hayırlı işte de üstün olmaya bakın. Bunu buyruk olarak söylemiyorum, yalnızca sevginizin içtenliğini ötekilerin gayretiyle karşılaştırarak sınamak istiyorum. Rabbimiz İsa Mesih'in lütfunu bilirsiniz. O'nun yoksulluğuyla siz zengin olasınız diye, zengin olduğu halde sizin uğrunuza yoksul oldu. Bu konuda size yararlı olanı salık veriyorum. Geçen yıl bağış toplamaya ilk girişen, hatta buna ilk heveslenen siz oldunuz. Şimdi bu işi tamamlayın; bunu candan arzuladığınız gibi, elinizden geldiğince tamamlamaya bakın. Çünkü istek varsa, insanın elinde olmayana göre değil, elindekine göre yardımda bulunması uygundur. Amacımız sizi sıkıntıya sokup başkalarını rahatlatmak değildir. Ama eşitlik olsun diye, şimdi elinizdeki fazlalık onların eksiğini tamamladığı gibi, başka zaman onların elindeki fazlalık sizin eksiğinizi tamamlasın. Öyle ki, “Çok toplayanın fazlası, az toplayanın da eksiği yoktu” diye yazılmış olduğu gibi, eşitlik olsun.
2.KORİNTLİLER 8:2-15 KMEYA (Turkish Bible Old Translation 1941)
büyük sıkıntı imtihanı arasında onların derin fakirliği ile beraber kendilerinin sevinç taşkınlığı onların cömertlik zenginliğinde taştı. Çünkü mukaddeslere olan hizmete iştirak ve inayeti için, çok niyaz ile bizden rica ederek, kudretlerine göre, şehadet ederim ki, kudretlerinin fevkinde de arzuları ile verdiler; ve ümit ettiğimizden fazla olarak kendilerini önce Rabbe, ve Allahın iradesile bize teslim ettiler. O kadar ki, önce başladığı gibi bu inayeti sizde öylece bitirsin diye biz Titusu teşvik ettik. Fakat imanda, ve kelâmda, ve bilgide, ve her türlü gayrette, ve bize olan sevginizde, her şeyde, arttığınız gibi, çalışın ki, bu inayette de artasınız. Emir olarak değil, fakat ötekilerin gayreti ile sevginizin hulûsunu da tecrübe ederek söyliyorum. Çünkü Rabbimiz İsa Mesihin inayetini bilirsiniz; onun fakirliği ile siz zengin olasınız diye, zengin olduğu halde fakir oldu. Ve bunda reyimi veriyorum; çünkü bu size faidelidir, siz ki, geçen yıldan beri yalnız yapmakta değil, fakat istemekte de önce başlıyanlar idiniz. Şimdi de yapmağı bitirin; şöyle ki, istemekte arzu olduğu gibi, böylece malınıza göre bitirmek de olsun. Çünkü eğer arzu olursa, bir kimsenin malı olmadığına göre değil, malı olduğuna göre vermesi makbuldür. Çünkü başkalarına rahatlık, size sıkıntı olsun diye değil, fakat müsavattan ötürü; — onların fazlası sizin eksiğiniz için olsun diye, şimdiki vakitte sizin fazlanız onların eksiği içindir; ta ki: “Çok devşirene artmadı, ve az devşirene eksilmedi,” diye yazılmış olduğu gibi, müsavat olsun.
2.KORİNTLİLER 8:2-15 KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
Denenmelerin yol açtığı sıkıntıların ortasında bu insanların sevinçlerinin bolluğu ve yoksulluklarının ağırlığı tam bir cömertliğe dönüştü. Kutsallara yalnız güçleri yettiğince değil, güçlerinin çok üstünde kendi istekleriyle hizmet etmek için bize içtenlikle yalvardıklarına tanıklık ediyorum. Onlara bağış göndermek ve paydaşlık etmek için dilekte bulundular. Umduğumuzdan da ileri giderek kendilerini önce Rab'be, sonra da Tanrı istemi uyarınca bize adadılar. Öyle ki, Titus'u öğütlememiz gerekti. Aranızda başladığı bağış hizmetini, sizi bu bağışta bulunmaya isteklendirerek tamamlasın. Her bakımdan –imanda, konuşmada, bilgide, her tür çabada ve bize beslediğiniz sevgide– gelişmektesiniz. Bunların yanı sıra, bağış konusunda da gelişin. Bunu size buyruk vereyim diye söylemiyorum. Başkalarının çabası aracılığıyla sevginizin içtenliğini sınamak için söylüyorum. Çünkü Rabbimiz İsa Mesih'in kayrasını biliyorsunuz. O zenginken sizin yararınıza yoksul oldu. Öyle ki, O'nun yoksulluğuyla siz zengin olasınız. Bu konuda size yararlı olanı öğütlüyorum. Bir yıl önce yalnız yapmayı değil, zamanından önce bitirmeyi istediğiniz işi şimdi sonuçlandırın. Böylece içtenlikle yapmayı istediğiniz işi olanağınız oranında sona erdirin. Çünkü kişi içtenlikle vermeye hazırsa, olanakları dışında değil, olanakları içinde yardım etmesi uygundur. Başkalarını rahat bırakıp size rahatsızlık vermeye çalışmıyorum. Tam tersine, eşitlik gözetiliyor. Şimdi sizdeki bolluk onların eksiğini karşılamalı. Öyle ki, onların bolluğu da sizin eksiğinizi karşılasın. Böylelikle eşitlik sağlanmış olsun. Yazılı olduğu gibi: “Çok toplayanın fazlası, Az toplayanın da eksiği yoktu.”